Altılı ganyan tahminleri, at yarışı tahminleri, altılı ganyan sonuçları, altılı ganyan tahmini, altılı kupon hesaplama, altılı ganyan bültenleri

*Duyuru : Tahminler ve yorumlar yarışlar başlamadan saat 15:30'a kadar güncellenebilir ve bunlara eklemeler yapılabilir.
Önemli : Altılı ganyanda bir günde ortalama 70 at koşar, bombatahminler.com ekibinin özel çalışması ile bu 70 attan yarışı kazanma olasılığı en yüksek 35 atı seçeriz ve yarışı kazanabilme ihtimallerine göre bültenimizde sıralarız. Atlarınızı bombatahminler.com bülteninden seçerek kazanma olasılığınızı %50 oranında arttırabilirsiniz.


YAVUZHAN

[yavuzhan_ana_2.jpg]

Yavuzhan ile ilgili yazıya, sahibinin, kendisi hakkinda söylediği şu cümleler ile başlayalım: “Yavuzhan öldüğü zaman ben hastalandım..Birkaç gün sürdü rahatsızlığım..Evden biri ölmüş gibi oldu.Herkes çok üzüldü.Sanki evladım öldü.Onun için Foça’daki çiftliğimizde özel bir anıt mezar hazırladık.”

Bu kadar özel bir at mıydı Yavuzhan? Evet, öyleydi. Belki bir çok atın olmadığı kadar özeldi.“Alt tarafı at ulan bu. Ne özelliği olacak?” diyebilecek münasebetsizlere “Yavuzhan, hayata dair bir dersti” diye cevap verebiliriz. 60’dan fazla yarış koştu. Bir kez bile mücadeleden vazgeçtiğine tanık olunmadı. Hayatla ilgili dersleri müşterek bahis üzerinden vermek, makul ve makbul bir örnekleme gibi görünse de, koltuğunun altında dersane klasöruyle kurstan kaçan ve yan yan top oynamaya giderken, ganyanın penceresinden “Bu senin oğlan değil mi lan Yakup?” şeklinde ispiyon edilen çocuğa babasının çektigi “Biraz da şu attan ders al. Bir günden bir güne “Yapamiyorum” demedi” şeklindeki azar, Yavuzhan vakasının kamu efkarı tarafindan görünüşünü bizlere özetler sanırım. Anti parantez, idol olarak kendisine muhtemeli 1.15 olan bir at sunulan çocuğun istikbali de merak

konusudur…

Yavuzhan’ın babası “25 Hilalu Zaman 54/75” enteresan bir aygırdır ve belki Yavuzhan olmasa, yavrularının çoğu “Kumcu babas ıabi bu” dedirtebilecek safkanlardır.İlk anda akla gelenler arasında; Osman Hattat’ın sahibi olduğu taşra pistlerinin sürprize koşan uzun mesafe kaçaklarından Asyel,“gelir gelmez (ekseriyetle gelmez ama geldiği zaman bombalar patlar, kuponlar ölür) orasi bilinmez ama her iki kum yarışından birinde koşar” imajındaki Heybetli 4,bilhassa 2000-2001 İzmir sezonunda koştugu açık yarışlarda ezeli rakibi Bayraklı’ya çakmaktan bitap kalan ve ikiliden düşmeyerek yarışseverleri kendisine bağlayan Mağrip, pistlerin gördüğü en inatçı beyaz bayrak-ayna atlardan ve “Kaçarım. Yetişip, geçerler. Bir daha kaçarım. Ben bu işi hep yaparım” iddiasında Nurtay,üzerindeki jokeyin en ufak calışmasında yarışı bırakan ama jokey hiç bir şey yapmadığı takdirde, grubuna uygun her atı silip süpürebilecek nitelikte yetenekli Sih Taha ve (kafadan hatırladığım) son safkan olarak, bir sürü değerli kum atının ötesinde, Ağakaraca gibi Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi piste özel atlarından birinin babası olan Volga 2, Yavuzhan’ın babadan kardeşidirler. Anne tarafından kardeşlerine dair benim hatırlayabildiğim fazla bir at yok. Yalnız bildiğim kadarıyla, yine meşhur çim atlarından, bolca açık koşu galibi Tunca yavrusu Bozdağ’ın annesi Ajda, Yavuzhan’ın ana-baba bir öz be öz kardeşidir. Bir diger vasat üstü diyebileceğimiz öz kardeşi de Al-Işık’tır.

[yavuzhan-tİmurhan-nurtay.jpg]

Yavuzhan, yarış hayatı boyunca 66 kez koştu, 42 birincilik, 16 ikincilik,3 üçüncülük,1 dördüncülük alırken, sadece (ikisi son yarışlarında olmak üzere) 4 kez tabela dışında kaldı.

Daha ilk yarışında, 900 metre çim pistte, Tınay Adışen ile maidendan çıktı. Tınay stilinde bir jokey ile ilk kez yarış koşan bir atın maidendan çıkması (o zaman bizim olduğumuz gibi) acemi yarışcıları saşırtabilir ama Yavuzhan’ın jokeye falan çok da takılmadığı ve kendine hitap eden her grubu paramparça edebileceği belgelenmişti bu yarışla. Sonraki yarışlarda, Yavuzhan’ın gücünün yetmeyeceği bir grubun var olmadığı da alenen görülecekti.Yine Tınay’la koştuğu Handikap yarışını, bu kez derecesini geliştirerek kazandı Yavuzhan. Ve bir daha da handikap koşmadı.

“Bir yarış kazanan şanslı olabilir. İki yarış kazanan formdadır. Üç yarış kazanan ise artık sürdirektir, kaybedene kadar tek atılır” şeklindeki biraz da mabaddan uydurma altın kaplama kuralı, İmparator Süleyman Akdı’nın idaresinde üst üste koştuğu iki Kısa Vade yarışı da kazanarak, bozdurmadı bu genç safkan.Bir şey daha dikkati çekiyordu bu aşamada. Yavuzhan, rakip ne kadar koşuyorsa o kadar koşuyor, ancak fotofinişe yakın garantiliyordu kazanmayı. Heyecanla bağırıp çağıranlar bile sonuç kestirebiliyorlardı aslında. Yavuzhan bir sekilde kazanacaktı…

Bu sefer Halis Karataş’la ilk kez koştuğu acık yarışı ikinci bitirdi Yavuzhan. Bu yarıştan sonra koştuğu dört açık yarışta, hepsi de “Deterjan” Akın Özdeniz’le olmak üzere, iki birincilik, iki de ikincilik alarak İzmir’e doğru yola çıktı.

Yavuzhan İzmir’de, iki tanesi Akın, sonuncusu ise Engin Yalçın’la olmak üzere 3 kum yarışını da birincilikle bitirecek ve yarış severlerin gözünde “Olmuş lan bu at” mertebesine yükselerek bir daha yarış hayatının sonuna kadar Açık Yarışlardan başka hiç bir yarışta yer almayacaktı.Hepsi birbirine benzer yarışlarla ve başarılarla geçen sezonların ardindan kendi jenerasyonuyla beraber yaşlanan Yavuzhan, inatçılığından ve zor başa çıkılırlığından fazla bir şey kaybetmiş değildi ama “yaşlılık” inceden inceye kendini belli ediyordu.Mukemmel bir 1996 senesinin ardından, 1997 sezonunun sonlarında koştugu ve birinde tabela dışı kaldığı iki yarış sevenlerini üzdü ve ufaktan “acaba” dedirtti. İtiraf etmek gerekirse, olanca hayranlığıma ragmen, Suleyman Akdı’nın pilotluğu baska atların üzerinde ve bendeniz de bir “imparator” hayranı olduğumdan mütevellit, şiddetle geçilmesini istiyordum. Nitekim ileriki sezonlarda Süleyman Akdı, bunu bol bol yapacak, kendi kariyerine kupalar eklerken, Yavuzhan’ın seyir defterinde birincilik dışındaki haneleri dolduracaktı.

Yeni sezonda genç Ağakaraca, amcasını geçemese de cok zorladı. Bilgin, Nurtay ve diğerleri onu cok yıprattılar. Ancak en büyük darbeleri, Süleyman Akdı’nin bindiği, Armağan Turhan’ın Haberbatur’u, Halis Karataş idaresindeki Yavuzhan’ı defalarca geçerek vurdu. Tevatüre gore, Yavuzhan’ın sol gözü artık iyi görmüyordu. Bunu bilen Suleyman Akdı, durumu kendisine avantaj kılarak, “Yanındaki kadar koşmayı” adet edinmiş olan Yavuzhan’ı hep faka bastırıyordu.Gülerce ekürisinin yeni atı Caş da piyasadaydı artık. Bu Özgün yavrusu, çimde mükemmel bir performans sergiliyordu. Bu senelerde yaşanan ve spikerin bağırmaktan sesinin kısıldığı Caş-Yavuzhan-Sergen-Tamerhan mücadelesi yarışseverlerin unutamayacağı arap yarışlarından biri olacaktı. Velhasıl, Caş gençti. Artık onun zamanıydı.

[güleerce.jpg]

Yavuzhan, yarış yaşantısının son senesine işte bu tabloyla girdi. Ama hazin vedasından önce eski bir dostuyla yapacaklari işler, kazanacakları kupalar vardı.1995’de İstanbul kumunda bir üçüncülükle fasıla verilen Süleyman Akdı-Yavuzhan birlikteliği, İzmir’de, tam 4 yıl sonra yeniden başlıyor ve 4 Açık Koşu galibiyetiyle süsleniyordu. Her ne kadar son iki yarışını tabela dışında tamamlasa da Yavuzhan, pistlerde yer aldığı 6 yıl boyunca yaptığı unutulmaz resmi geçidi, ismine yakışır şekilde sonlandırmış oldu.

“Yarış karakteri” meşhur bir tamlamadır bu alemde. Bunu tarif etmek zor olabilirdi ama Yavuzhan’ı görmüş bir insan için bu tabir, fazla izahat gerektirmez.

Ankara’da, İstanbul’da ve İzmir’de koştu. Kazandı.

900’den 2400’e, kum-çim ayırt etmeden her mesafe ve pistte koştu. Kazandı.

Akın Özdeniz’den Engin Yalçın’a, Ertul Cankılıç’tan Halis Karataş’a, Kadir Altınöz’den Süleyman Akdı’ya, Tınay Adışen’e kadar stili birbirinden çok farklı jokeylerle koştu. Kazandı.

Açık Grup 1, Grup 2, Grup 3, bütün kupalara adını yazdırdı.

Belki Yavuzhan, 20’den fazla kez geçildi ancak Yavuzhan’ı geçebilen, onun elinden kupa alabilen bir kaç jenerasyon at (onun yokluğunda daha başarılı olabilecekken) yarışlarda yıprandıkları,üst üste onunla mücadeleye dayanamadıkları için ya sakatlandılar ya da bir formsuzluk döneminden sonra kendilerini toparlayamadılar. Kendi gruplarının değil, bir alt grupların atı oldular. Son senesine kadar her koşusu “Sen beni geçemezsin. Hadi bu yarış geçtin ama sonrasını göremezsin” şeklindeydi şampiyonun.

Velhasıl, bir Yavuzhan geldi, geçti pistlerden. Sahibiyle başladık, antrenörüyle bitirelim. Ne demis M. Çay?

“İlk startında ve taylığında ne kadar kaliteli bir at olduğunu anlamıştık.. Zaman ilerledikçe kendiliğinden görüldü zaten…Her mesafenin rekortmeni oldu.. Ayrıca çok ekonomik koşardı.. Hep yakın ara kazandı.. Rakibi ne koşarsa bir fazlasını koşardı sadece.. Çok yarış kazandık fotoyla.. Yavuzhan ile aynı döneme Akyel,Sih Taha , Hastay gibi birçok kaliteli at denk geldi.. Çoğu Yavuzhan’dan dolayı gerçek gücünü gösteremedi.. En çok Haberbatur direndi bize.. Çünkü o da Yavuzhan’ın performansının düştüğü bir dönemde rakip oldu bize.. Ancak Yavuzhan ile Haberbatur’u yan yana koymak mümkün değil..”

Bir dahaki yazımızda, sıra dısı jokey Ertul Cankılıç ve kazandığı Gazi Koşu’larını konu edeceğiz.

by Canarino



No Comments

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Leave a comment